fbpx

Stres ve Bağışıklık Sistemi

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin

Son 30 yıllık sürece baktığımızda insanlardaki stres faktörleri ve bağışıklık sistemine olan etkilerine yönelik olarak 300’den fazla çalışma yapılmıştır.

Temel olarak stres faktörleri 5’e ayrılmaktadır;

1- Akut zaman sınırlı stresörler

Örn; Topluluk önünde konuşmalar

2- Akut zorluklara yönelik stresörler

Örn; Akademik sınavlar

3- Stresli olaylar

Örn; bir yakının kaybı

4- Kronik stresörler

Örn; Fiziksel travmalar

5- Uzak stresörler

Örn; Geçmişteki zihinsel travmalar

Stres ve bağışıklık sistemine yönelik olarak ilk çalışmalardan 2004 yılına kadar olan süreçteki tüm araştırmaları inceleyen bir meta analiz çalışmasında stresli deneyimlerin, bağışıklık tepkisinin özelliklerini değiştirdiğini ve olumsuz tıbbi sonuçlara neden olabileceğini gösterdi (Segerstrom, S.C., 2004).

Bağışıklık sistemi, kan dolaşımından geçen milyarlarca hücreden oluşan bir sistemdir. Bakteriler, virüsler ve kanserli hücreler gibi yabancı cisimlere (antijenler) karşı vücudu koruyarak doku ve organların içine ve dışına hareket ederler ve antikorlar üreterek savunma sağlarlar.

Başlıca bağışıklık hücresi türleri beyaz kan hücreleridir. İki tür beyaz kan hücresi vardır – lenfositler ve fagositler.

Stresli olduğumuzda, bağışıklık sisteminin antijenlerle savaşma yeteneği azalır. Bu nedenle enfeksiyonlara daha duyarlıyız.

Stres hormonu kortikosteroid, bağışıklık sisteminin etkinliğini baskılayabilir (örneğin, lenfosit sayısını düşürür).

Stres, bağışıklık sistemi üzerinde dolaylı bir etkiye de sahip olabilir, çünkü bir kişi stresini azaltmak için alkol ve sigara gibi sağlıksız davranışsal başa çıkma stratejileri kullanabilir.

Stres şunlarla bağlantılıdır: baş ağrıları; bulaşıcı hastalık (örneğin ‘grip); kalp-damar hastalığı; diyabet, astım ve mide ülserleri.

Stres ve Hastalık

Stres tepkilerinin sindirim sistemi üzerinde etkisi vardır. Stres sırasında sindirim engellenir. Stres sonrası sindirim aktivitesi artar. Sinir sistemimiz temelde 2 farklı şekilde çalışır Sempatik ve Parasempatik. Sempatik Sinir Sistemi yaşamsal tehdit (savaş veya kaç, yiyecek arama) gibi anlarda aktiftir, Parasempatik Sinir Sistemi ise vücudumuzun dinlenme, kendini yenileme fazında aktiftir.  Sindirim sistemi parasempatik sinir sistemi tarafından yönetilirken; stres, sempatik sinir sistemi tarafından yönetilir. Parasempatik sinir sisteminin baskılanıp sempatik sinir sisteminin yoğun olarak çalışması, sindirim sisteminin sağlığını etkileyebilir adrenalin gibi hormonların salınmasına yol açarak ülser gibi sorunlara neden olabilir.

Stres, aşağıdaki grafikte gösterildiği gibi üç nedenden dolayı hastalık riskini artırabilir (Grafik 1).

Grafik 1: Stresin, hastalık riskinde artışa etkisi

Günümüzde sürekli stresle karşılaşıyor olmamıza karşın bu stresler bazen gelip geçicidir. Ancak bazıları ise daha kronik hale gelir.

Bağışıklık sisteminin kısa süreli baskılanması tehlikeli değildir. Bununla birlikte, kronik baskı, vücudu enfeksiyon ve hastalığa karşı savunmasız bırakır (Grafik 2) Bunun güncel bir örneği AIDS’dir. Burada bağışıklık sistemi baskılanarak hastalığa açık bırakılır. Stres sık sık hastalıklara ve enfeksiyonlara yol açar.

Grafik 2: Stres süresinin bağışıklık fonksiyonuna etkisi

Stresin bağışıklık sistemine etkisine yönelik olarak ilk araştırmalar 1980’li yıllarda ortaya çıkmıştır.

Kiecolt-Glaser ve ark. 1984 yılında 75 tıp öğrencisinden kan örnekleri almış ve kanında T hücre aktivitesinin yüksek olduğu kişilerde bağışıklık fonksiyonunun daha fazla çalıştığını,  bu kişilerin yaşadığı psikolojik semptomların, yalnızlığın ve yaşamsal durumlarının değerlendirildiği bir anket sonucunda daha fazla stresli oldukları tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda; Kendisini en yalnız hissettiğini bildiren öğrencilerin yanı sıra başka stresli yaşam olayları ve depresyon veya anksiyete gibi psikiyatrik semptomlar yaşayanlarda da bağışıklık tepkilerinin özellikle zayıf olduğunu bulmuştur.

KAYNAK:

Kiecolt-Glaser, J. K., Garner, W., Speicher, C., Penn, G. M., Holliday, J., & Glaser, R. (1984). Psychosocial modifiers of immunocompetence in medical students. Psychosomatic Medicine, 46(1), 7-14.
Segerstrom, S. C., & Miller, G. E. (2004). Psychological stress and the human immune system: a meta-analytic study of 30 years of inquiry. Psychological bulletin130(4), 601–630. https://doi.org/10.1037/0033-2909.130.4.60

Benzer Yazılar

Hakkımızda

Bizler, +15 yıllık deneyimimiz ile fitness ve sağlık alanında doğru ve yanlış bilgiyi ayırt etme uzmanlığı kazanarak, kişilere kanıta dayalı çalışmalarımız ile “DAHA AZ ZAMAN – DAHA AZ ENERJİ – DAHA AZ PARA ile DAHA FAZLA KAZANÇ” adına destek sağlamaktayız.

Sosyal Medya